Bu Vatan Bizim

Ülkemizin bulunduğu coğrafya her zaman batılı ülkelerin ve büyük güçlerin iştahını kabartan bir konumda yer almaktadır.

Bu nedenle güzel ülkemizde oynanan oyunlar hiç bitmemiştir ve bundan sonra da biteceğe benzememektedir. 15 Temmuz 2016 darbeye kalkışma girişimi ve sonrasında yaşanan olaylar hepimizi derinden etkiledi. Cemaat adı altında örgütlenen her türlü yapının tehlikeli olduğu aşikar ve vatanımıza vereceği zararlar da ortada. Yaşanan bunca olaydan sonra görüyoruz ki tehlikenin boyutları bizim tasavvur ettiğimizden çok daha derin, çok daha büyük!

Hele Ortadoğu ülkelerinin son geldiği nokta göz önüne alındığında bir sonraki hamle için sıranın bizde olduğu açıkça ortadayken Yüce Türk milletinin bu oyuna karşı birlik ve beraberlik içinde karşı koyması Türk milletinin büyüklüğünü bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdi düşünmemiz gereken nokta şu: Bu güçler hain emellerinden vaz geçecekler mi? Türkiye üzerinde oynanan oyunlar bitecek mi? Tabi ki hayır!

Yıllardır bu terör örgütünün başı ve mensubu hainler kendi korkunç emellerine ulaşmak maksadıyla ilmek ilmek güzel ülkemizin her köşesinde yapılanma faaliyetleri içindeydiler. Emellerine ulaşmak için sinsi sinsi 40 yılı aşan bir süreç boyunca çalışmalarını sürdürdüler. Çalışmalarının en önemli ayağını eğitim oluşturdu. Küçük yaşta çocuklardan, genellikle ailesinin durumu iyi olmayan ve zeki olanlarını kendi verdikleri eğitim anlayışıyla bir bir istedikleri kıvama getirdiler. Sonuç olarak emirleri bire bir uygulayan, sorgulamaksızın, harfiyen itaat eden insanlar çıktı ortaya. Ülkemiz için kayıp bir nesil oluştu. Bu kadar yetişmiş ve zeki insan vatan, millet düşmanı olarak çıktı karşımıza.

Görüyoruz ki bu insanlar ordunun, emniyetin büyük oranda içindeler, devlet kademelerinin önemli yerlerinde görev alıyorlar. Bu örgütün izni olmadan kamuda yükselme olmuyor. KPSS sorularını çalıyor ve birçok insanın hakkını yiyerek devlet memuru, öğretmen oluyorlar. Üniversite sınav soruları çalındı, çocukların gelecekleriyle oynandı. Bu açıdan baktığımızda da hakkı yenmiş, başaramamanın ve iş bulamamanın verdiği bunalımla ruhsal sorunlar yaşayan bir kayıp nesil daha var elimizde. Hatta KPSS mağdurlarından intihar eden insanları, öğretmen adayları da var ki hepimiz biliyoruz.

Şimdi hepimiz tehlikenin farkındayken ve oyunun devam ettiğini biliyorken ne yapmalıyız. Öncelikle herkes bu vatanın bizim yaşayabileceğimiz tek toprak olduğunu bilmeli ve ona sahip çıkmalı. Gidebileceğimiz başka bir yer yok! Bu vatan bizim. Genci yaşlısı her kesimden her düşünceden farklı siyasi kimlikten insanlar hep beraber bu oyuna karşı dimdik duruyoruz. Birlik beraberlik ruhuna her zamankinden fazla ihtiyacımız var. Bunu biliyoruz. Kardeşçe, huzurla, barış içinde topraklarımızda yaşamaya devam edeceğiz. Ve bunu tüm dünyaya duyurmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız…

Bu cumhuriyet, onu sahiplenenlerin, insan hakları konusunda mücadele edenlerin, ekonomik, kültürel, sportif, bilimsel olarak geliştireceklerin, kadına saygı gösterenlerin, kadın ve erkek eşitliği konularında insani standartları savunanların, gücünü her hangi bir ideolojik saplantıdan ya da Avrupa özentisinden ve de Amerikan hedeflerinden değil tamamen halktan alanların cumhuriyetidir.

Bu cumhuriyet ne dini temel alan görüşten gelenlerin ne de cumhuriyet mitingi düzenleyenlerindir.

Bu cumhuriyeti kimsenin ve hiç bir fikir örgütünün tekeline alma hakkı bulunmadığı gibi, bu cumhuriyet aynı zamanda herkese aittir.

Bu cumhuriyet ne kadar iyi yaşayabiliyoruz ve bu ülkenin aydınlık yarınları için neler yapacağız diyenlerin cumhuriyetidir.

Bu cumhuriyet Atatürk ilke ve inkılapları ile yetişecek aydınlık nesillere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır.

Çalışmaya ve üretmeye devam etmeliyiz. Vatanımız için, yarınlarımız için, gelecek nesiller ve hatta güzel günler için her zamankinden daha çok çalışmalıyız. Yorulmadan sıkılmadan, sürekli güzel vatanımız için çabalamalıyız. Bu vatan bizim başka vatanımız yok! Hepimiz birbirimize sımsıkı sarılmalıyız. Siyasi görüşümüz ne olursa olsun birbirimize kenetlenmeliyiz.

Bitmeyen terör illeti ile ülkemiz üzerinde oynanan kirli oyunlar, emperyalist ve Siyonist yaklaşımlar ve haçlı hareketlerinin devamı niteliğindeki her türlü yıpratma politikası, eğitim, bilim ve sanayileşmeden uzaklaştırılma hep bize zarar veriyor. Ülkemizde şiddetin artması ve istikrarın bitmesi noktasında ısrarlı bir çalışma yürütülüyor.

Bir de bu ülke “sen bizden değilsin, bizden olmayanlar kötüdür” anlayışından çok çekmedi mi? Onu geçtim, yarın günü geldiğinde yenmiş kul haklarıyla nasıl çıkacaksınız sorgu alanına?

Temmuz 2016

Ümit Sedat Bayram
Kişisel Gelişim Uzmanı & İş Hukuku Uzmanı