Paylaşılan Bilgi İnsanı Güçlü Kılar

İngiliz yazar Francis Bacon’ın “Bigi güçtür. Bilginin kendisinde büyük bir kudret vardır.” sözleri, bilginin ve buna değer vermenin somut göstergelerinden biri.

En büyük zenginliği elde ettiği bilgiler olan insanların bunu kendilerine saklamaları ne garip. Paylaşılan her değerin, her nesnenin paylaşanı da ne kadar değerli kıldığını göremiyor muyuz? Bilgiyi kendine saklamak yerine ihtiyacı olana ihtiyacı kadarını vermek ne yüce bir davranış!

Bizler öğrenmeyi unuttuk, öğrenmenin anlamlı gücünü unuttuk. Kaçımız okuyoruz? En son okuduğunuz kitap neydi ya da kitabın sonunu getirmiş miydiniz? Yanıtınız evet ise bildiğiniz bu doğrulardan lütfen vazgeçmeyin. Peki okuduğunuz bu kitabı kaç kişiye anlattınız? Edindiğiniz bilgiler sadece sizde mi kaldı? Hayatınıza anlam kattı mı? Bir kişinin yaşamında değişim yarattı mı?

Din, her zaman siyasete alet edildi. Bu, bize özgü değil. Her toplumun değer yargılarında önce inançları vardır. Bir insansın inancı onun kırılmaz mührüdür. Çünkü doğuştan itibaren elde ettiği öğretileri bu zihnin temelini oluşturacaktır. İnanan insanlar olarak soruyorum size: kutsal kitabımız hangi öğretiyle başladı? “Oku” dediğinizi duyar gibiyim. Ya da duyduğumu umuyorum. Peygamberimizin hadisleri arasında “Bilgi öğrenmek her Müslüman’a farzdır. Bilgi öğrenmek amacıyla yola çıkan kişi, dönünceye kadar Allah yolundadır” sözünü hiç duymuş muydunuz?

18.yüzyılı etkileyen önemli filozoflardan biri olan John Locke’da bilginin gücüne değer veren Francis Bacon’ın izinden devam edip insan zihninin dünyaya boş bir levha gibi geldiğini söylemiştir. Bizler dünyaya geldiğimiz ilk günden itibaren deneyimler ve bu deneyimleri kullanırız. Bize ne öğretilirse uygulamaya çalışırız. İnsanlığı diğer canlılardan üstün kılan şeyin bilmek, öğrenmek ve öğrendiğini uygulamak olduğu apaçık ortada. Buradan şu noktaya varmak istiyorum:

Bilmeden yorum yapamayız değil mi? Bildiğiniz bir şeyi başkalarına anlatmanın keyfini hiç yaşadınız mı? Bilmeyen insan yorum yapabilir mi? Ya da doğru yolu bulabilir mi?

Lütfen bildiklerinizi paylaşın, insanları bilgiyle buluşturun. Bu köşe yazılarını okuyanlar zaten bilgiye ulaşanlardır. Paylaşmak için daha fazla mücadele edin. Bundan sonra ben de sizlerleyim, bildiklerim ve mesleki tecrübelerim hakkında paylaşımlarda bulunmaya çalışacağım.

Çok sevdiğim bir öykü ile bitiriyorum. Hayata bir deniz yıldızı misali bakmanız dileğiyle…

Okyanus sahilinde yürüyüş yapan bir adam, sahil kenarında değişik figürler yapan ve denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş deniz yıldızlarını teker teker denize attığını fark eder ve “Niçin bu deniz yıldızlarını denize atıyorsun?” diye sorar.

Elindekilerini hızla denize atmaya devam eden kişi “Yaşamaları için” yanıtını verince, adam şaşkınlıkla:

“İyi ama burada binlerce deniz yıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?”

Yerden bir deniz yıldızı daha alıp denize atan kişi,

“Bak! Bu deniz yıldızı için çok şey değişti” der.

Sevgiyle Kalın.

09 Ocak 2015

Ümit Sedat Bayram
Kişisel Gelişim Uzmanı & İş Hukuku Uzmanı